7 Ekim 2026 Holiday Inn Ankara Kavaklıdere
Sayın Berker Bülbüloğlu Basın Toplantısı Konuşma Metni

Değerli basın mensupları,

Bugün sizlerle Ankara turizminin geleceğine ilişkin yaklaşımımızı ve bu yaklaşımı somutlaştıracak çalışma başlıklarımızı paylaşmak için bir aradayız. Ankara Turizm Derneği olarak turizmi; konaklamadan ulaşıma, kültürden tarıma, istihdamdan kent yaşamına uzanan ortak bir ekonomik ve toplumsal mesele olarak görüyoruz. Türkiye turizminin gelişmesini, farklı şehirlerin kendi kimlikleriyle değer üretmesine ve turizm gelirinin yıl boyunca daha geniş bir coğrafyaya yayılmasına bağlıyoruz. Ankara’nın bu gelişmede üstlenebileceği güçlü bir rol olduğuna inanıyoruz.

Bizim için gerçekçi bir turizm politikası, mevcut durumu doğru ölçmekle başlar. Kaç kişinin geldiği kadar neden geldiğini, ne kadar kaldığını, nerede harcama yaptığını ve hangi deneyimden memnun ayrıldığını da bilmeliyiz. Konaklama, ulaşım ve ziyaretçi araştırmalarından elde edilen verileri birlikte değerlendiren; hedefleri, kaynakları ve sonuçları açıkça izlenebilen bir çalışma anlayışını savunuyoruz. ATD’nin görevi, sektörün birikimini kamu, yerel yönetimler, üniversiteler ve şehirdeki diğer paydaşlarla buluşturarak uygulanabilir öneriler geliştirmektir.

Bu anlayışın ana vizyonunu “Ankara’da Bir Gece Daha” sözüyle ifade ediyoruz. Ankara’ya toplantı, iş, sağlık veya eğitim için gelen bir kişinin, şehri keşfetmek için bir gece daha kalmasını sağlayacak nedenler üretmek istiyoruz. Bu ilave gece; otelin yanı sıra restoran, rehber, müze, ulaşım işletmesi ve yerel esnaf için de yeni bir ekonomik hareketlilik anlamına gelir. Bunun için ziyaretçiye zamanı belli, ulaşımı anlaşılır, fiyatı açık ve kolayca satın alınabilir deneyimler sunmalıyız. Başarıyı ortalama kalış süresi, ilave geceleme, ziyaretçi memnuniyeti ve yerel işletmelere yansıyan katkı üzerinden değerlendirmeyi öneriyoruz. Ankara’nın turizm ekonomisini büyütecek yol, şehrin zenginliğini ziyaretçinin kullanabileceği bir programa dönüştürmekten geçiyor.

İlk çalışma başlığımız, turizmin merkezden ilçelere yayılmasıdır. Beypazarı’nın yaşam kültürü, Güdül’ün tarihî dokusu, Nallıhan’ın doğası, Kalecik’in bağları, Haymana’nın termal kaynakları ve Polatlı’nın Gordion mirası, Ankara’nın birbirini tamamlayan farklı yüzleridir. İlçeler için ulaşım, ziyaret süresi, mevsim koşulları ve hizmet kapasitesini birlikte gösteren bir envanter hazırlanmasını ve merkezle bağlantılı rotalar geliştirilmesini öneriyoruz. Bu rotaların yerel üreticiye, kadın kooperatiflerine, rehberlere ve küçük işletmelere gelir sağlamasını, gelişmenin temel ölçütlerinden biri olarak görüyoruz.

İkinci başlığımız, Ankara’nın dünyada tanınan ve yıllar içinde güçlenen etkinlikler üretmesidir. Bilim, teknoloji, diplomasi, sanat ve gastronomi alanlarında şehrin kapasitesine uygun, düzenli tekrarlanan etkinlik markaları geliştirmek istiyoruz. Ortak bir takvim, açık görev paylaşımı ve uzun vadeli tanıtım sayesinde bu etkinliklerin seyahat planlarında yer bulabileceğine inanıyoruz. Başarıyı salondaki katılımcıyla birlikte dışarıdan gelen ziyaretçi, oluşan geceleme ve şehir ekonomisine yayılan katkıyla ölçmeliyiz.

Üçüncü başlığımız, Ankara’nın diplomatik birikimini turizm ilişkilerine taşımaktır. Büyükelçiliklerle karşılıklı ilgi ve iş birliği temelinde kültür buluşmaları, şehir gezileri ve hedef ülkelere yönelik tanıtım çalışmaları geliştirilmesini öneriyoruz. Yabancı basın, tur operatörleri ve kültür kurumlarıyla kurulacak bağlantılar, Ankara’nın farklı ülkelerde daha doğru ve kapsamlı tanınmasına yardımcı olabilir. Bu ilişkileri düzenli programlarla desteklemek ve Ankara’nın ilçelerini de diplomatik çevrelerin keşfine açmak istiyoruz.

Dördüncü başlığımız, Ankara’yı kültür, sanat ve tarih başkenti olarak bütünlüklü biçimde anlatmaktır. Gordion’dan Roma mirasına, Ankara Kalesi’nden Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ne, Cumhuriyet mekânlarından çağdaş sanat ve müzik kurumlarına uzanan güçlü bir hikâyemiz var. Bu hikâyeyi tematik rotalar, çok dilli içerikler ve güncel bir kültür takvimiyle ziyaretçinin erişimine sunmayı hedefliyoruz. “Ankara’nın İmzaları” çalışmasının da şehrin turizm hafızasını görünür kılarak bu anlatıya derinlik kazandırmasını önemsiyoruz.

Beşinci başlığımız, Ankara gastronomisinin üretimden sofraya uzanan değerini ortaya çıkarmaktır. Ankara tava, döner ve simidin yanında Beypazarı’nın mutfağı, Çubuk turşusu, Ayaş domatesi ve Kalecik’in ürünleri, yerel üretimle kurulacak ilişkinin güçlü örnekleridir. Ürünlerin hikâyesini, mevsimini ve üreticisini tanıtan çalışmalarla otel ve restoranların yerel tedarik bağlantılarının geliştirilmesini öneriyoruz. Gastronomide kalıcı başarıyı, lezzetin niteliğiyle birlikte üreticinin kazancı ve ziyaretçinin yaşadığı deneyim üzerinden değerlendirmeliyiz.

Altıncı başlığımız, Ankara’nın uluslararası organizasyon kapasitesini geliştirmektir. Üniversitelerimiz, bilimsel kurumlarımız, diplomatik ağımız ve konaklama altyapımız; kongre, toplantı, kültür ve spor organizasyonları için birlikte değerlendirilebilecek bir temel sunuyor. Organizasyonların kazanılmasından şehir içi programlarına kadar koordinasyon sağlayan bir yapı kurulmasını, katılımcılara ve refakatçilerine kültür ve gastronomi deneyimleri sunulmasını öneriyoruz. Kongre turizminin “Ankara’da Bir Gece Daha” vizyonuna katkısını, toplantı öncesi ve sonrasındaki ilave konaklamaları izleyerek görmek istiyoruz.

Yedinci başlığımız, dış hat uçuşlarına talebe dayalı bir stratejiyle yaklaşmaktır. Hedef pazarlardaki turizm, ticaret, diplomasi, sağlık ve eğitim hareketliliği birlikte incelenerek havayollarına somut gerekçeler sunulmalıdır. Havayolları, tur operatörleri ve konaklama işletmelerinin birlikte yürüteceği tanıtım ve satış çalışmaları, hatların sürekliliğini destekleyebilir. Önceliğimiz, Ankara’ya düzenli ziyaretçi getiren ve şehrin uluslararası erişimini güçlendiren bağlantıların gelişmesidir.

Sekizinci başlığımız, NATO Zirvesi gibi büyük buluşmaların oluşturduğu dijital ve medya görünürlüğünü turizm açısından değerlendirmektir. Bir şehrin haberlerde yer alması, kendiliğinden seyahat talebine dönüşmez; o ilginin doğru içerik, erişilebilir uçuş ve satın alınabilir deneyimlerle karşılanması gerekir. Görünürlüğün hangi ülkelerde ve hangi konular etrafında oluştuğunu güvenilir medya takibiyle belirlemeyi, ardından hedefe uygun tanıtım çalışmaları geliştirmeyi öneriyoruz. Sonuçları erişim verilerinin yanında seyahat ilgisi, rezervasyon ve ziyaretçi hareketleriyle birlikte değerlendirmeliyiz.

Değerli basın mensupları, iklim raporumuzla Türkiye turizminin geleceğini ilgilendiren bir meseleyi gündeme taşıyoruz. Rapordaki temel değerlendirme, iklim değişikliğinin seyahatin zamanını, tercih edilen bölgeleri, işletme maliyetlerini ve ziyaretçi deneyimini etkileyebileceğidir. Sıcaklık, su stresi ve yangın riskiyle birlikte sel ve kar güvenilirliği gibi bölgelere göre farklılaşan riskler, turizm planlamasının içinde ele alınmalıdır. İlkbahar ve sonbaharda oluşabilecek talebi karşılamak için uçuşların, çalışanların ve hizmetlerin o dönemlere hazırlanması gerekir. Ankara’nın kültür, şehir ve kongre turizmi açısından bu değişime uyum sağlayabilecek alanları bulunduğunu düşünüyor, bunu altyapı ve hazırlık gerektiren bir imkân olarak görüyoruz. Türkiye turizminin dayanıklılığını artırmak için su ve enerji verimliliğini, çalışanların güvenliğini, yerel halkın yaşam koşullarını ve ziyaretçi konforunu aynı planın parçaları hâline getirmeliyiz.

“Başkent Sofrası” ve “Ankara’da 48 Saat”, bu yaklaşımın insanların doğrudan kullanabileceği deneyimlere dönüşmesini amaçlıyor. Başkent Sofrası’yla Ankara’nın lezzetlerini, üreticilerini ve sofra kültürünü anlaşılır bir gastronomi anlatısında buluşturmak istiyoruz. Ankara’da 48 Saat’le ise şehre ilk kez gelen kişinin iki gününü kültür, tarih, yemek ve şehir yaşamıyla kolayca planlayabilmesini hedefliyoruz. Örneğin Ulus, Kale ve müzeler çevresindeki keşif, yerel bir sofrayla ve akşam bir kültür etkinliğiyle tamamlanabilir. Programların farklı bütçelere, yaş gruplarına ve erişilebilirlik ihtiyaçlarına göre hazırlanmasını; süre, ulaşım ve rezervasyon bilgilerinin açıkça verilmesini önemsiyoruz. Böylece hem ziyaretçi hem Ankaralı, şehrin sunduklarını somut bir program üzerinden keşfedebilir.

Bu gündemin yakın tarihteki somut buluşması, 22 Ekim 2026’da düzenleyeceğimiz ATD Turizm ve Yapay Zekâ Zirvesi olacak. Sektör temsilcileri, teknoloji uzmanları, akademisyenler ve kamu paydaşlarının katılımıyla dijital görünürlük, destinasyon yönetimi, otelcilik teknolojileri ve seyahat deneyiminin geleceği ele alınacak. Zirvede yapay zekânın işletmelerin ve destinasyonların gerçek ihtiyaçlarına nasıl karşılık verebileceğini, hangi uygulamaların ölçülebilir fayda sağlayabileceğini konuşmak istiyoruz. Ankara’nın turizm gündemini teknolojiyle buluşturan bu toplantının yeni iş birliklerine ve uygulanabilir çalışmalara zemin hazırlamasını hedefliyoruz.

Bizim çağrımız, Ankara’nın turizm geleceği için ortak bir çalışma düzeni kurmaktır. Şehrin değerlerini tanıtan, ziyaretçinin ihtiyacını anlayan, yerel ekonomiye katkı sağlayan ve sonuçlarını ölçen bir yaklaşımı birlikte geliştirebiliriz. Sizlerin kamuoyuna taşıyacağı bu gündemin, Ankara’da daha uzun kalan, daha çok keşfeden ve yeniden gelmek isteyen ziyaretçilerle karşılık bulmasını istiyoruz. Katılımınız ve ilginiz için teşekkür ediyoruz.